GİRİŞİMİ ABD VE KÜRESEL GÜÇLER DESTEKLEDİ


150 | 15.07.2019
| |

 

15 Temmuz hain FETÖ darbe girişimin ardında ABD ve küresel işbirlikçilerinin olduğunu belirten Memur-Sen Konya İl Temsilcisi Nazif Karlıer, “Bu malum yapıların amacı, millet iradesine zincir vurmak ve Türkiye’yi sömürüye açık hale getirmekti” dedi

 

Memur-Sen Konya İl Temsilciliği tarafından  Kayalıpark’ta “15 Temmuz’u Anma ve Anlama” konulu bir basın açıklaması yapıldı. FETÖ ve işbirlikçilerinin lanetlendiği basın açıklamasına Memur-Sen Konya İl Temsilcisi Nazif Karlıer’in yanı sıra; sendika il başkan yardımcıları ile Memur-Sen’e bağlı diğer sendikaların temsilcileri ve çok sayıda üye katıldı.

ABD VE KÜRESEL GÜÇ DESTEKLİ EYLEM!

15 Temmuz 2016 tarihinde, ülke olarak büyük bir kumpas ile karşı karşıya kalındığını ifade eden Memur-Sen Konya İl Temsilcisi Nazif Karlıer, “Arkasında emperyalist güçlerin ve malum odakların olduğu FETÖ isimli taşeron örgüt tarafından gerçekleştirilen darbe girişiminin amacı millet iradesine zincir vurmak ve Türkiye’yi sömürüye açık hale getirmekti” dedi. “Bu amaçla, milletin inanç değerlerini istismar ederek şeytani bir planla gizli gizli devlet içinde örgütlenen FETÖ, önüne konulan planı harfiyen yerine getirmiş, 17/25 Aralık kumpası, Gezi kalkışması, Kobani olayları sonuç vermeyince askeri bir darbe seçeneğine başvurmuştur” diyen Başkan Karlıer, “Bu meş’um ihanet eyleminin görünen tarafında FETÖ, arkasında ise başta ABD olmak üzere bir takım küresel güçler var. Açık ve net olarak söylüyoruz: FETÖ’yü ve FETÖ’cü teröristleri darbe girişiminden sonra hangi güçler koruma altına aldıysa FETÖ’nün arkasında o güçler vardır. Türkiye’ye karşı uluslararası bir kumpas olan ve FETÖ’nün taşeronluğunu üstlendiği 15 Temmuz Darbe Girişimine kontrollü darbe diyerek yaşananları hala anlayamamış ve kavrayamamış bir zihniyetin 250 şehid ve 2 binden fazla gaziye rağmen bu ülkede varlığını sürdürüyor olması Türkiye için büyük bir talihsizliktir” şeklinde konuştu. 

TÜRKİYE KAOSA SÜRÜKLENMEK İSTENDİ

Darbecilerin değirmenine su taşıyan karanlık söylemlerin  bir gaflet olduğunu söyleyen Karlıer, geçen zaman içinde ortaya çıkan gerçekliklere rağmen darbeci düşüncede ısrar edilmesini de ancak ihanet olarak gördüklerini dile getirdi. Türkiye’yi büyük bir kaosa ve iç savaşa sürüklemeyi hedefleyen bu hain planda 8 binden fazla askeri personel, 35 uçak, 37 helikopter, 74 tank,  246 zırhlı araç, 3 askeri geminin millete karşı kullanıldığını aktaran Karlıer, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Meclis, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi, Özel Harekât Daire Başkanlığı ve Emniyet Genel Müdürlüğü, MİT, TRT vericileri ve bir çok kurum saldırıya uğradı. Genelkurmay, 15 Temmuz Şehitler Köprüsü, TRT ve onlarca kurum işgal edildi. Darbe girişiminde 251 kahraman kardeşimiz şehit, 2 bin 193 kardeşimiz de gazi oldu. 15 Temmuz hain girişiminin ne olduğunu evlerinde oturup çekirdek çitleyerek darbe girişiminin nasıl sonuçlanacağını bekleyenler anlayamazlar. Milletin darbe tehlikesi geçene kadar 29 gün boyunca tuttuğu direniş nöbetlerine burun kıvıranlar meydanlarda gösterilen kahramanlığın bize bir vatan kazandırdığını bilemezler, kavrayamazlar.

15 Temmuz’u meydanlara çıkan milyonlara, canlarını veren şehitlere, kanları meydanları boyayan gazilere sorun.”

MEMUR-SEN OLARAK SOKAKLARDAYDIK

“15 Temmuz 2016 gecesi, okyanus ötesinden planlanan hain darbe girişiminin başarılı olması durumunda Türkiye yeni bir kaos ve karanlık ile yeni güne uyanacaktı” diye konuşan Karlıer, Türkiye’nin böyle bir durumda ümmet ve İslam dünyasıyla ilişkisinin kesilecek, Siyo-Emperyal eksenin parçası olacak duruma düşmüş olacağını da hatırlattı. Karlıer, şunları kaydetti: “Darbe geçekleşseydi Türkiye bir sömürü ve yağma ülkesine dönüşecekti.

Muhacirlerin, mazlumların, mağdurların sığınacağı tek yurt da ortadan kalkacaktı.

O gece millet bu oyunu gördü. ‘Hangi çılgın bana zincir vuracakmış şaşarım’ diyerek kükremiş sel gibi önüne örülmüş tanklardan bentleri çiğneyip aştı.

Üniforma giymiş teröristlerin millete karşı kullandıkları tankları uçakları bombaları ezip geçti. O nedenle o gece abdestini alıp iki rekât namaz kılarak meydanlara çıkan, tanklara, uçaklara, helikopterlere karşı çıplak elleriyle direnen milletin kahraman evlatlarının büyük bir işgalden, büyük bir iç savaştan ve emperyalizme uşaklıktan kurtardığı kurtarıp bize yeniden emanet ettiğini, bilmeyen ve bilmek istemeyen gafil ve hainlere karşı çocuklarımıza, gençlerimize anlatacağız.

Şehidlere en büyük vefa bu olacaktır.

Ayrıca  o gece Memur-Sen olarak 1 milyon üyemizle sokaklara çıkarak o direniş destanının önemli bir parçası olduk. O gece bu teşkilat hesabi değil hasbi bir teşkilat olduğunu gösterdi. Pazarlıksız bir fedakarlığın, ‘amasız’, ‘fakatsız’ bir bilincin mücessem hali olarak, ‘Kim demiş her şeyin bitişi ölüm / Destanlar yayılır mezarımızdan’ diyerek direnişe, şehadete, özgürlüğe koştuk. Bütün sendikalarımızla, komisyonlarımızla meydanlardaydık. 15 Temmuz’u unutmadık, unutturmayacağız.

15 Temmuz’un 3. seneyi devriyesi vesilesiyle şehitlerimize Yüce Rabbimizden rahmet diliyoruz. Gazilerimize şükran ve minnetlerimizi ifade ediyoruz.”

Küfür, Hakaret ve Rencide Edici Yorumlar Yayınlanmayacaktır.

Top