15 Temmuz 2016 tarihi, bin yıldır millet varlığımızı imha etmeyi başaramayan derin emperyalist yapıların, içerideki işbirlikçi uşakları olan Fetullahçı Terör Örgütü ’nü (FETÖ) harekete geçirerek bir darbe girişimiyle başlattıkları hain saldırıların, milletimizin canı pahasına ortaya koyduğu destansı bir direnişle bozguna uğratıldığı zorlu ama istiklalimiz ve istikbalimiz adına o kadar şanlı, şerefli bir direnişin tarihe altın harflerle yazıldığı gündür.
Eğitim-Bir-Sen olarak, temsil ettiğimiz asli mesuliyetimizin gereği, zorbalığın karşısına sadece sosyal medyada değil, alanlara, sokaklara inerek fiilen karşı çıktık. Söz konusu vatan olunca hiçbirimiz bir saniye bile tereddüt etmedik; sağımıza solumuza bakınmadık, bahane üretmedik, tereddüt etmedik, ihanetin üzerine üzerine yürüdük.
Ses beklemedik, ses olduk.
Yol aramadık, yol olduk.
Topyekûn vatan savunmasında her üyemiz yüksek bir heyecan ve hareket kararlılığı ile özgürlüğün, inancın aşılmaz cephe hattını oluşturdu.
Ulaşabildiğimiz tüm medya imkanlarını ve sosyal iletişim ağlarını hızlı, etkin, kararlı kullanarak Anadolu ’nun her karışını direniş hattına dönüştürdük. Fedakâr, imanlı milletimizle birlikte zulmün ve zalimlerin karşısına Anadolu ’nun aşılmaz sıradağları gibi dikildik.
O gece meydanlardaydık.
Bugün de aynı inanç ve kararlılıkla milletimizin hizmetinde devletimizin yanındayız.